Bir şehir düşünün…
Aynı istikamete giden birden fazla yol var ama hiçbiri kullanılamıyor. Çünkü okula giden ana güzergâh, “pazar alanı” gerekçesiyle kapatılmış. Belediyenin düzen sağlamak için çizdiği yer belirleme çizgileri, düzen getirmek yerine trafiği kilitlemiş durumda. Sonuçta olan yine vatandaşa oluyor. Vatandaş ile pazarcı karşı karşıya geliyor; ben de istemeden bu tartışmanın tam ortasında kaldım.
Geçtiğimiz günlerde buna bizzat tanık oldum. Aracını ilerletmeye çalışan bir sürücü, yolu kapatan pazar tezgâhları nedeniyle durmak zorunda kaldı. Alternatif yol deseniz, o da aynı şekilde işgal edilmişti. Ne sürücünün geri manevra yapacak alanı vardı ne de pazarcının “Ben buraya belediyenin izniyle girdim” demekten başka bir seçeneği. Tartışma kaçınılmazdı. Oysa iki taraf da bu tablonun asıl sorumlusu değildi.
Tam da burada kritik soru ortaya çıkıyor:
Belediyenin görevi sadece yere çizgi çekmek mi, yoksa şehirde düzeni sağlamak mı?
Hukuki açıdan bakıldığında yollar kamusal alandır. Özellikle okul yolu gibi hassasiyet taşıyan güzergâhların sürekli, güvenli ve açık tutulması belediyenin sorumluluğundadır. Pazar kurulacaksa, trafiği tamamen kilitlemeyecek; acil durum araçlarının ve günlük ulaşımın engellenmeyeceği alanlar belirlenmelidir. “Çizgiyi çektik, gerisi pazarcı ile sürücünün sorunu” anlayışı yönetim değildir, sorumluluktan kaçmaktır.
Bugün sürücü pazarcıyla tartışmak zorunda bırakılıyor.
Peki yarın bir ambulans o yoldan geçemezse ne olacak?
Bir öğrenci okula ulaşamazsa bunun hesabını kim verecek?
Belediyenin burada atması gereken adımlar nettir:
-
Pazartesi pazar alanları trafik akışını kesmeyecek şekilde yeniden planlanmalı,
-
Okul çevresindeki ana ve tali yollar kesinlikle işgale kapatılmalı; gerekirse pazar, okulun bulunduğu caddeden tamamen kaldırılmalı,
-
Denetimler kâğıt üzerinde değil, sahada ve sürekli yapılmalı,
-
Vatandaş ile pazarcı esnafı karşı karşıya getiren bu gri alan ortadan kaldırılmalıdır.
Unutulmamalıdır ki şehirler “idare edilsin” diye değil, “yaşanabilir olsun” diye yönetilir. Yol tartışmasının yaşandığı bir kentte sorun pazarcı ya da sürücü değildir; sorun planlamadadır. Ve bu planlamayı yapmak da belediyenin asli görevidir.


Bir yanıt yazın